TUR: Fr tour [dev.] dönme, dolaşma, çevre, döngü < Fr tourner dönmek, dolaşmak << Lat tornare

Ereksellik, hegemon aklın temel hareket biçimlerinden biri. Bir çizgi/doğru olarak tasarlanan tarihten tutun da “yüce” inşasına dek birçok koordinatta görebiliriz bu yönelimi. Hiç de masum değildir çünkü bir süreci kısırlaştırmanın ve nihayet öldürmenin en etkili yöntemlerinden biridir. Süreçleri bir erekle/nihayetle tanımlar çünkü. Olup biten her şey bu ereğe/nihayete olan mesafesi ile anlamlandırılır ve değerlendirilir. Böylece sürecin teşkil ettiği anlam potansiyeli ziyadesiyle daralır. Serüven öngörülemez ve sınırsız ihtimallere açık bir karşılaşmalar süreci olmaktan çıkıp bir tür fetih haline gelir. Dağa tırmanmak, dağı hissetmekle alakası olmayan bir “zirve yapma cihadı” haline gelir örneğin.

Serüvenci için de benzer bir tehlike söz konusu. Birer süreç olarak bizler sürekli etkilenir ve etkileriz. Kendiliklerimize dair anlatımız bu etkileşimi ne denli göz ardı ediyorsa o kadar “gayri-hakikileşir”. Serüveni bir erek ile sınırlandırdığımızda aynı zamanda kendi devinimimizi de sınırlamış oluruz. Süreç içinde yaşadığımız karşılaşmaları bir erek dolayımında anlamlandırdığımız için söz konusu karşılaşmalardan etkilenimlerimiz de epey zayıflar. En fazla bir fatih olarak yüceleşiriz.

Böylesi karşılaşmalar pek bir şeye muktedir değildirler.

Seyahat: Ar siyāḥa(t) سياحة [#syḥ fiˁāla(t) msd.] gezi < Ar sāḥa ساح dolaştı, serbestçe gezdi ≈ Ar sāḥa(t) ساحة [#swḥ] serbest alan → saha

Bir süreç olduğumuzu hatırlamamız bile muazzam bir özgürleşme hamlesi. Etkilenimlerimizin karşılaşmalarımıza yüklediğimiz anlamların sınırlarını aşındırıyor bu farkındalık. Bir erek doğrultusunda yücelecek kimliklerin statik/donuk hapsinden kurtulmuş oluyoruz böylece. Merkezsizleşiyoruz. Her karşılaşma bizi biraz daha farklılaştırıyor. Öngörülemez kudrette, doğrultusuzca dönüşümlerin imkanına kavuşuyoruz.

Serüven ise sınırsız potansiyeller barındıran bir süreç haline geliyor. Tecrübe ettiğimiz tatlar, kokular, dokular; işittiğimiz sesler, hemhal olduğumuz insanlar artık ulaşacağımız erek doğrultusunda ardımıza koyduğumuz kilometre taşları olmaktan kurtuluyorlar ve kendiliklerini tecrübe edebileceğimiz “güçler” haline geliyorlar.

Böylesi karşılaşmaların nelere muktedir olabileceğini öngörmemiz mümkün değildir.